YANLIŞ ve DOĞRU DİL ÖĞRENME ZİHNİYETİ

http://peoriaheatedstorage.com/home-1-2/vehicle-storage/car-storage/ Dil öğrenmek istediğini biliyorum.

source Şu an bir dil öğrenmek istediğini sanıyorsun. Ama yanılıyorsun.

follow url Kimse birçok dili rahatlıkla akıcı bir şekilde konuşabileceğini bile bile sadece bir dil öğrenme isteğiyle yetinmez.

Sen de aslında bir değil, birçok dil öğrenmek istiyorsun.

Tıpkı benim gibi.

Ben de öyle. Ben de birçok dil öğrenmek istiyorum.

Şu an 29 yaşındayım ve 8 dilde okuyup yazabiliyorum.

40 yaşıma geldiğimde ise bu sayının en azından 20 olmasını istiyorum.

Ben 20 diyorum ama yılda iki dilde akıcı seviyeye ulaştığımı düşünürsen sayıyı sen hesapla. Ben gözünü korkutmamak için sadece 20 dedim.

1. Soru: Bundan neden bu kadar eminim?
2. Soru: İnsanlar yıllarca okullara, kurslara gidip hiçbir şey öğrenemiyorken ben nasıl olup da bir dili 6 ayda BİTİRİYORUM?

Cevabı çok basit:

Çözümü doğru yerde arıyorum.

Doğru dil öğrenme zihniyetine sahibim.

Sana önce YANLIŞ dil öğrenme zihniyetini açıklayacağım.

Ondan sonra da DOĞRU dil öğrenme zihniyetine geçeceğim.

YANLIŞ DİL ÖĞRENME ZİHNİYETİ

Geçenlerde okudum. Avrupa ve İngiltere’de, okullarda verilen yabancı dil derslerine dair bir araştırma yapılmış. Öğrencilerin yüzde 95’inin okulda aldığı yabancı dil eğitimiyle dil öğrenemediği saptanmış.

Yüzde 95!

Yüzde 95, HİÇ demektir.

Yani hiç kimse, hiçbirimiz okulda aldığımız dil dersiyle dil öğrenemedik, öğrenemiyoruz.

Söylememe gerek yok, zaten biliyorsun, ama aynısı dil kursları için de geçerli.

Bana göre, dil kursuna gitmenin tek gerekçesi, sosyalleşme isteği olabilir. Dil kursuna ancak, arkadaş yapmak için falan gidilir. Yoksa insan bile bile, dil öğrenmeyeceğini bile bile neden dil kursuna gitsin?

Böyle birkaç insan tanıdım. Açık açık söylüyorlardı, canları sıkıldığı ve arkadaş yapmak istedikleri için dil kursuna gittiklerini. Bunu çok iyi anlıyorum. Ve böyle bir isteği olan herkesi dil kurslarına gitmeye davet ediyorum.

Ama dil öğrenmek istiyorsanız sakın yapmayın. Dil kurslarında paranızı, ondan da önemlisi, zamanınızı harcamayın.

Ve aynısı, üniversitelerin Dili ve Edebiyatı, dil öğretmenliği (İngilizce öğretmenliği, Almanca öğretmenliği vs.) ve Mütercim-Tercümanlık bölümleri için de geçerli.

Bu bölümler de dil öğretmezler. Yani, İspanyolca öğrenmek istiyorum, o zaman İspanyol Dili ve Edebiyatı bölümüne gideyim, diyorsan çok büyük bir hata yapıyorsun.

Bu bölümler dil öğretmezler. Bunu bu bölümlerdeki akıllı hocalar ve (sayıları çok az da olsa) akıllı öğrenciler de gayet iyi bilirler. Bu bölümlerin başka hedefleri ve başka işlevleri vardır.

Böyle bir bölümde 4 sene okuyunca elbette biraz dil öğrenirsin. Ama o kadarını kendin rahatlıkla 3 ayda öğrenirsin zaten. Bunun için 4 seneni harcamana gerek yok.

Kısacası, okullardaki dil derslerinde, dil kurslarında ve üniversitelerin dil bölümlerinde dil öğrenmeyi beklemek YANLIŞ DİL ÖĞRENME ZİHNİYETİNİN bir sonucu.

Bu zihniyet yüzünden Türkiye’de milyonlarca insan dil öğrenme isteğini gerçekleştiremeden ölüyor.

Peki, işin doğrusu ne?

Hangi zihniyet en kısa sürede en yüksek sonucu veriyor?

Hangi zihniyet dil öğretiyor?

DOĞRU DİL ÖĞRENME ZİHNİYETİ

Müzikten örnek vereyim:

Dünya çapında bir keman sanatçısı nasıl olunur?

Okuldaki müzik derslerini iyi dinleyerek mi? AHAHAH.

Güzel sanatlar lisesine giderek mi? Şaka bu herhalde?!

Müzik öğretmenliği okuyarak mı? Şu an bu soruyu sorarak bütün müzik öğretmenlerinin alay konusu oldunuz.

Dünya çapında bir keman sanatçısı olmak istiyorsanız dünya çapındaki keman sanatçılarından veya dünya çapında keman sanatçısı yetiştirmiş hocalardan ders almanız gerekir.

Buna giden yol da Türkiye’de devlet konservatuvarında başlar. Avrupa ve Amerika’daki büyük müzik akademilerine uzanır.

İşte, okullarda, dil kurslarında, üniversitelerin dil bölümlerinde vs. dil öğrenmeyi beklemek yukarıda saydığım kurumlara giderek dünya çapında bir keman sanatçısı olmayı beklemek gibi.

Oysa nasıl ki iyi bir keman sanatçısı olmak için büyük keman sanatçılarının izinden gitmemiz gerek ise dil öğrenmek için de DİL ÖĞRENME USTALARININ, yani 15 dil, 20 dil, 40 dil bilen POLYGLOTT’LARIN izinden gitmemiz gerek.

Onların nasıl dil öğrendiklerini anlamaya çalışmamız, onlarına yanında çırak olmamız gerek.

TEK DOĞRU DİL ÖĞRENME ZİHNİYETİ BU.

Diğer her şey, eğer tek amacın dil öğrenmek ise bütün o okullar, kurslar vs. zaman ve para kaybı sadece.

Dil öğrenmek istiyorsan önce DOĞRU DİL ÖĞRENME ZİHNİYETİNE sahip olman ve kimden neyi öğreneceğini, kimin izinden gideceğini çok iyi saptaman gerek.

Bu yüzden, yazılarımın büyük çoğunluğunda bu zihniyet farkından söz ediyor, insanları DOĞRU DİL ÖĞRENME ZİHNİYETİYLE tanıştırmaya çalışıyorum.

Başarı bir zihniyet meselesidir çünkü.

Her alanda olduğu gibi, dil öğrenme işinde de doğru zihniyete sahip olanlar ancak gerçek başarıya ulaşırlar çünkü.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir