Yabancı Dillerde İşitme Çalışmaları

Öğrendikleri dilde, dillerde işitme becerilerini geliştirmek isteyenlere bir tavsiye:

“Anlamasam da kulak dolgunluğu olsun diye dinliyorum,” sözünü çok işitiyorum.

Dinleyerek bir kulak dolgunluğu oluşabilmesi için bir dilde söylenenlerin zaten en azından bir yüzde 80’ini falan anlayabiliyor olmamız gerekir. Bir dilde söylenenlerin büyük kısmını anlıyoruzdur. Bildiklerimiz beynimize işitsel olarak daha da yerleşsin ve arada birkaç yeni kelime de öğrenelim diye bol bol radyo dinleriz, televizyon veya film izleriz ki bir süre sonra, söylenilen neredeyse her şeyi anlar hale gelelim.

Fakat bir dili yeni öğrenmeye başlayanların veya işitsel çalışmalar yapmaya yeni başlayanların da aynı şeyi söylediklerini görüyorum. Falanca dili öğrenmek için radyoyu açık bırakıyorum, bütün gün çalıyor, diyorlar. Bu mantığa göre, tek kelime dahi bilmediğim Çinceyi, bütün gün bir Çin televizyon kanalını seyrederek öğrenmem gerekirdi. Böyle bir şey mümkün olmadığı gibi, televizyon izlemeyi geçtim, bilinçli bir dinleme çalışması yapmadığım takdirde yıllarca Çin’de yaşasam bile Çince öğrenmem, Çince anlamam mümkün değil. Bu, aynı zamanda, bir dili ancak o ülkede öğrenirsin, diyenlerin ve bunu neye dayanarak söylediklerini bugüne kadar anlayamamış olsam da, sadece kulaktan veya konuşarak bir dili öğrenmeyi umanların ne kadar yanıldığını gösteriyor.

Bunun canlı örneğini Almanya’da yaşayan Türklerde sayısız defa gördüm. Türkiye’den Almanya’ya çalışmaya gelip 20 yıl kalmalarına rağmen Almancayı ayak üstü sohbetin ötesinde konuşamayan, onu da her cümlede on yanlış yaparak konuşan, Almanca söylenenlerin ancak çok küçük kısmını anlayabilen insanlar gördüm, tanıdım. Eğer amacımız bir dili 20 yılda çat pat öğrenmek değil de, 2-3 ayda olabilecek en üst düzeyde öğrenmekse okuma, yazma çalışmalarının yanında bilinçli işitme çalışmaları da yapmamız gerekiyor.

Bir dili anlayabilmek için önce o dile kulaklarımızı açmamız gerek. Çünkü bir dili yoğun ve bilinçli bir şekilde işitmedikçe beynimiz ve dolayısıyla kulaklarımız o dile kapalı oluyor. Ne dediğimi anlamak için özellikle Alfred Tomatis kitaplarını ve dolaylı olarak da Tomatis Metodu’nu incelemenizi tavsiye ediyorum. (Almanya’da öğrenciyken sırf Tomatis Metodu’nu anlayabilmek için Almanya’nın bir ucundan diğer ucuna yol gitmiş, o zamanki şartlarda bütçemi çok aşan paralar verip Tomatis Metodu konusunda eğitim almıştım.)

Kulaklarımızı açtıktan sonra da, her gün yaptığımız okuma, yazma, çeviri çalışmalarına paralel olarak o dilde yine her gün bilinçli işitme çalışmaları yapmamız gerek.

En iyi bilinçli işitme yöntemi ise şu:

Öğrendiğiniz dilde birkaç dakikalık bir ses dosyası bulun. (Artık YouTube gibi sitelerde her dilde kayıtlar rahatlıkla bulunabiliyor.) Sonra o birkaç dakikalık ses dosyasını, anlamadığınız tek kelime kalmayana kadar dinleyin.

Bunu en iyi nasıl yapacağınızı adım adım anlatıyorum:

1) Önce YouTube’ta videonun hemen altındaki ayarlar kısmından kaydın hızını yüzde 25 veya yüzde 50 oranında azaltın. Videoyu veya ses dosyasını bu şekilde arka arkaya iki defa dinleyin. Ama hani temizlik yaparsınız da arkada radyo, televizyon çalışır. Sesleri duyarsınız ama söylenenlere kulak vermezseniz. Öyle yapmayın. Kayda bilinçli olarak kulak verin. Başka bir deyişle, söylenenlere kulak kesilin.

2) Kaydı yavaşlatılmış şekilde 2 defa dinledikten sonra normal temposuna alın ve bu şekilde baştan sona bir kez daha dinleyin.

3) Sonra videonun alt yazısını açın. YouTube’ta kimi dillerde otomatik alt yazı seçeneği oluyor (yoksa bütün dillerde mi var?). Otomatik alt yazıyı açın. Veya alt yazılı videolar bulun. Doğu dilleri dahil olmak üzere neredeyse bütün dillerde alt yazılı videolar mevcut. Kaydı bu sefer de alt yazılı olarak dinleyin. Bir metni yazılı olarak anlamanız işitsel yoldan anlamanızı da kolaylaştıracaktır çünkü. Alt yazılı dinlerken videoyu durdurmanızda hiçbir sakınca yok. Anlayamadığınız yerlerde durdurun, alt yazıda yazan metni çözmeye çalışın. Anlayamadığınız kelimelerin anlamına sözlükte bakın.

4) Kaydın yazılı metnini çözdükten sonra alt yazıyı kapatın, bu şekilde bir kez daha yavaşlatılmış tempoda dinleyin.

5) En sonda da bir kere de normal tempoda dinleyip çalışmanızı sonlandırın.

Bu şekilde kaydı veya videoyu 6 defa dinlemiş oluyorsunuz. Seçtiğiniz video 3 dakikalık bir video ise bu çalışma, arada durdurduğunuzu düşünürsek, en fazla 21-22 dakikanızı alır. Ama inanın, bu, sizin için, hiç anlamadığınız 22 dakikalık bir kaydı bir kere dinlemekten bin kat daha faydalı olacaktır.

Bir dili okuyarak anlamanın yanında işitsel olarak da anlamaya başladığınız zaman çok büyük bir haz duyacak, çok mutlu olacaksınız. Kendinizi bu mutluluktan mahrum etmeyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir