Babamın Ölümü ve Kitaplar

Babam 2004 yılında önemsiz bir ameliyat sonrası beklenmedik bir şekilde komaya girdi. Reanimasyon servisinde bir hafta kaldıktan sonra da öldü. Ben bir ay önce 16 yaşıma girmiştim. Babam ise 50 yaşındaydı. Babamı gömeli iki gün olmuştu. İkindiye doğru, ziyaretçilerin çekilip evimizin, iki gündür yeni aldığı adla cenaze evinin tenhalaştığı bir an, kendisi de sağlıkçı olduğu […]

Semih Uçar E-Mail Listesi

BİR PROFESYONELDEN KİTAP ÖNERİLERİ ALMAK VE HEDİYE KİTAPLAR KAZANMAK İSTİYOR MUSUNUZ? İlkokul öğretmenimiz Sema Hanım, ilkokul 1. sınıfın ikinci haftasının ilk günü beni masasına çağırdı. Bir kitap açtı. Oku, dedi. Okudum. Sonra ayağa kalktı. Çocuklar, arkadaşınız okuyor, dedi. O günden beri hep okudum. O kadar okudum ki ilkokulda birkaç defa yolda çevirip, sen otobüste (her […]

“Sizi Allah gönderdi.”

Montenegro’dan Türkiye’ye çok önceden söz verdiğim konserleri yapmak için geldim. Bundan 10 gün önce Muğla’ya doğru yola çıktım ve aradan geçen süre içinde biri Bodrum’da, diğeri Muğla’da olmak üzere iki konser verdik. Bunun yanında, Muğla Üniversitesi’nin zeki öğrencileriyle son derece eğlenceli geçen bir söyleşi yaptık. O taraflara gitmemin asıl sebebi bu konserler ve söyleşiydi, ama […]

“Mutluluk, sebat etmektir.”

Doğru cevabı aslında herkes biliyor.   Bana kendisiyle, hayatıyla ilgili yakınan istisnasız herkes aynı şeyi söylüyor: “Şunu şunu yapmayı istiyordum. Başladım ama devamını getiremedim. “Aslında falanca işe başlamıştım ve çok da iyi gidiyordu ama maalesef bir sonuca ulaştıramadım.”   İstisnasız herkes, bir işte başarıya ulaşmak için hangi kuralın olmazsa olmaz olduğunun bilincinde: Sebat etmek.   […]

Huzurlarınızdaaa Heinrich Heine!!!

  Heinrich Heine, Almancanın gelmiş geçmiş en büyük, en yetenekli, en kıvrak, en etkili, en korkusuz kalemlerindendir. Yaşarken bir stardı. Sadece Almanya’da da değil hem. Bütün Avrupa’da. Özellikle de Fransa da. Ve hâlâ da öyle.   Örneğin, tuhaf bir adam, hakkında şunları yazmıştı:   “Şâirliğe dair en yüce fikri bana Heinrich Heine verdi. Binyılların bütün […]

“Kendime bir bardak su koyup…”

Birkaç yıl önce ev sahibi çat kapı geldi, evde tadilat yapılacağını söyledi. Birkaç gün evden çıkmam gerekiyormuş. Ne yapayım, nereye gideyim, diye düşünürken, yakın bir arkadaşımın birkaç haftalığına Türkiye’ye gittiği ve evinin boş olduğu aklıma geldi. Aradım, durumu anlattım. O da sağ olsun, giderken anahtarları kapıcıya bıraktığını, şimdi kapıcıyı arayıp benim geleceğimi söyleyeceğini, anahtarları ondan […]

konsantrasyon eksikliği = sevgi eksikliği

Sürekli duyduğum ve karşılaştığım bir kelime: “konsantrasyon”. Daha çok yakınmak için kullanılıyor, “Bizim oğlanın konsantrasyon sorunu var,” veya, “Konsantre olamadığım için bir türlü kitap okuyamıyorum.” gibi. Masum bir kelime gibi dursa da çok tehlikeli aslında. Çünkü asıl gerçeği örtüyor. Bir nevi maske görevi görüyor. Çocuklarının konsantrasyon sorunu yaşadığını, bu yüzden de derslerinde çok zorlandığını söyleyen […]