Neden Dil Öğreniyorum?

Dil öğrenmeye asıl, kitap çevirmeye başladıktan sonra yoğunlaştım. Tıpkı bir restoranın, lokantanın mutfağında çalışmış olanların çoğunun dışarıda yemek yiyememesi gibi, çevirinin mutfağını gördükten sonra çeviri okumak benim için imkânsız hâle geldi çünkü.

“Mutluluk, sebat etmektir.”

Doğru cevabı aslında herkes biliyor.   Bana kendisiyle, hayatıyla ilgili yakınan istisnasız herkes aynı şeyi söylüyor: “Şunu şunu yapmayı istiyordum. Başladım ama devamını getiremedim. “Aslında falanca işe başlamıştım ve çok da iyi gidiyordu ama maalesef bir sonuca ulaştıramadım.”   İstisnasız herkes, bir işte başarıya ulaşmak için hangi kuralın olmazsa olmaz olduğunun bilincinde: Sebat etmek.   […]

Adnan Binyazar’dan Mektup Var

İki yıl önce bugün (04.06.2015), büyük yazar Adnan Binyazar’dan Müzik Atlası’na dair beni mutlu eden uzunca bir mesaj gelmişti. O zaman facebook’ta, “Müzikle olan yoğun ilişkisini romanlarından bildiğimiz Binyazar’ın iletisinden bir parçayı sizlerle de paylaşmak istiyorum,” sözleriyle mektubun bir kısmını paylaşmıştım. Facebook’un anılar özelliği sayesinde bugün yine karşıma çıktı. Burada da paylaşayım: “Artık müzik konusunda […]

Huzurlarınızdaaa Heinrich Heine!!!

  Heinrich Heine, Almancanın gelmiş geçmiş en büyük, en yetenekli, en kıvrak, en etkili, en korkusuz kalemlerindendir. Yaşarken bir stardı. Sadece Almanya’da da değil hem. Bütün Avrupa’da. Özellikle de Fransa da. Ve hâlâ da öyle.   Örneğin, tuhaf bir adam, hakkında şunları yazmıştı:   “Şâirliğe dair en yüce fikri bana Heinrich Heine verdi. Binyılların bütün […]