Semih Uçar E-Mail Listesi

BİR PROFESYONELDEN KİTAP ÖNERİLERİ ALMAK VE HEDİYE KİTAPLAR KAZANMAK İSTİYOR MUSUNUZ?

İlkokul öğretmenimiz Sema Hanım, ilkokul 1. sınıfın ikinci haftasının ilk günü beni masasına çağırdı. Bir kitap açtı. Oku, dedi. Okudum. Sonra ayağa kalktı. Çocuklar, arkadaşınız okuyor, dedi. O günden beri hep okudum.

O kadar okudum ki ilkokulda birkaç defa yolda çevirip, sen otobüste (her gün okuldan eve, evden okula otobüsle iki saat yol gidiyordum) hep kitap okuyan çocuk değil misin, diye soranlar oldu. Otobüste tacize uğradığım gün de okuyordum, tacizlere şahit olduğum günler de. O zaman benim için dış dünya demek olan otobüs katlanılmaz hâle geldikçe ben daha çok okudum.

Ayşegül’den Ökkeş’e, Ökkeş’ten Jules Verne’e, Jules Verne’den Dostoyevski’ye geçtim. Suç ve Ceza’yı bitirdiğimde on bir yaşındaydım.

Sonra ergenlik çağlarım başladı. Derken 17 yaşımda okumak için Almanya’ya gittim. Okuduğum şeyler ve okuduklarımı yorumlayış biçimim değişti, ama okuma isteğimin derecesi hiç değişmedi, hep aynı kaldı.

Almanya’da üç şehirde yaşadım. Üçüne de hangi gün taşındığımı biliyorum. Nereden mi? Bugün hâlâ sakladığım şehir kütüphanelerinin üyelik kartlarından. Üç şehire de taşındığım gün yaptığım ilk iş kütüphaneye gidip üye olmak olmuş çünkü.

Hayatımda hiç okumadığım, okuyamadığım dönemler olmadı mı? Elbette oldu. Şimdi geriye dönüp bakınca fark ediyorum ki hiç okumadığım dönemler hayatımın aynı zamanda en kötü dönemleri olmuş. Bu, bir tesadüf mü? Yoksa o dönemler, hiç okumadığım için mi hayatımın en kötü dönemleri oldu? Kendimi berbat hissettiğim için mi okuyamadım, yoksa okumadığım için mi kendimi berbat hissettim?

Bugün artık bir ayı, bir haftayı, bir günü geçtim, kitapsız bir saat bile hayal edemiyorum. Son birkaç yıl içinde gittiğim tek düğün olan çocukluk arkadaşımın düğününde de elimde kitap vardı, denizin üstünde kanoyla giderken de. (En azından, elimden kayıp suya düşene kadar.) Söylememe gerek var mı, bilmiyorum ama evet, yürürken de okuyorum.

Bazı aylar okuduğum/karıştırdığım kitapların sayısı 100’ü geçiyor.

Her gün birkaç dilde birkaç kitap okuyorum/karıştırıyorum.

Birçok yayınevine profesyonel danışmanlık yapıyor, kitap öneriyorum. Kim bilir, şu an elinizdeki kitabı bile yayınevine ben önermiş olabilirim.

15 kitap çevirdim. Bunun iki katı kadar kitabın editörlüğünü yaptım. 4.000 sayfaya yakın bilimsel makale yazdım. Kitabını, tezini yazan yüzlerce insana danışmanlık yaptım. Daha iyi, daha etkili yazmalarını sağladım.

Bu yüzden, yani hayatım kitapla geçtiği için de en çok, “Ne okuyayım?” sorusunu alıyorum.

Her gün birine, birilerine onlara iyi geleceğini hissettiğim kitaplar öneriyorum. Bir nevi kitap doktorluğu yapıyorum yani. İnsanların reçetelerine her ruh haline göre bir kitap yazıyorum.

Bunları niye mi yazdım? Güzel bir haberim var:

ARTIK KİTAP ÖNERİLERİMİ E-MAİL BİÇİMİNDE YAPMAK İSTİYORUM.

Hiçbir profesyonel kaygım yok. Öyle bir şeye ihtiyacım da yok. Okuduğum, sevdiğim, mutlaka okumalısınız, bu kitap hayatımı değiştirdi, dediğim kitapları size e-mail olarak göndereceğim.

E-mailde hiçbir dizayn vs. olmayacak. Sadece size yazdığım mektubu ve kitabın adını göreceksiniz, o kadar.

Gönderdiğim kitapların tümünü okumanız elbette mümkün değil. Okursanız mutlu olurum ama bunu yapabilmek için bütün işlerinizi bırakmanız, elinizde sürekli kitapla dolaşmanız gerekir. Ayrıca, zamanınız olsa bile bir başkasının önerdiği bütün kitapları neden okuyasınız? Ben de bu konuda güvendiğim insanların yaptıkları kitap listelerindeki bütün kitapları okumuyorum sonuçta.

Ama bütün kitapları okumasanız bile belli bir süre içinde yüzlerce kitaba en azından göz aşinalığınız olacak ve insanın ne kadar çeşitli alanlarda okumalar yapabileceğini ve aslında yapması gerektiğini göreceksiniz. Belki bu sayede yeniden okumaya başlayacaksınız. Belki şimdi okuduğunuzdan daha çok okuyacaksınız. Belki siz de bana kitap önereceksiniz. Ben de önerilerinizi okuyup başkalarına önereceğim.

Uzun lafın kısası, eğer benden kitap önerisi almak istiyorsanız facebook’tan veya e-mail adresimden e-mail adresinizi yazın.

Bunu seveceğini veya bundan fayda sağlayacağını düşündüğünüz birileri varsa (çocuklarınız, yakınlarınız, öğrencileriniz, arkadaşlarınız) onların da e-mail adreslerini gönderin ki önerilerimi onlara da göndereyim.

E-mail adresim: semihucar@gmail.com

13 thoughts on “Semih Uçar E-Mail Listesi

  1. Semih Bey merhaba,
    Sizin kadar olmasa da ben de iyi bir okuyucuyum. Son dönemlerde hikayeler de yazıyorum. Zaman zaman okuyacak kitap ve yazdıklarımın eleştirisi konusunda tavsiyelere ihtiyacım oluyor. Birz önce haz konusunda yazdıklarınızı okudum. Ben 52 yaşında bir doktorum. Şimdiye kadar bir insanın hayatını kurtardığım zaman bir de hikaye yazarken o dediğiniz “hazdan kendinden geçme” durumu yaşadım. Hikayelerimi yazarken ayrıca kendimi tanıdım. Travmalarımı,zaaflarımı,kırılganlıklarımı, gücümü öğrendim.Sizinle bu mecrada iletişimde olmak isterim. Önerileriniz ve tavsiyeleriniz bana yol gösterecektir. Buna inanıyorum. Şimdiden tanıştığımıza memnun oldum.
    Nadire Tatlı

    1. Ben de çok memnun oldum Nadire Hanım. Yazmak en ucuz ve en iyi terapi gerçekten de. Yazdıklarınızı okuyabilirim. Merak ettim. Eğer isterseniz, editör olarak başka yüzlerce insana yardım ettiğim gibi, sizle de bir yazı yolculuğuna çıkabiliriz. Her zaman iletişimde kalmak dileğiyle.

  2. Merhaba Semih bey kaç gündür sizin paylaşımlarınızı okuyorum .okuduğum hangi kitap hayatimı ne ölçüde değiştirdi pek bilmiyorum illaki çok şey katmıştır. Şu kitabı okudum hayatım değişti diyebilmek istiyorum galiba bu duygudan yoksunum bu yüzden kitap önerilerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.

    1. Kemal Bey, çok teşekkür ederim mesajınız için. semihucar@gmail.com adresine bir e-mail gönderirseniz hem adresinizi almış olurum hem de mektuplarım e-mail adresinizin “gereksiz” kutusuna gitmemiş olur. Çok sevgilerimle

  3. Merhaba Semih Bey,
    Geçen hafta size e-mail gönderdim ama bir cevap gelmedi daha.”Bir hata olmuştur.” düşüncesiyle bugün tekrar gönderdim Sizi beğeniyle takip ediyorum.. Yolu kitap sevgisinden geçenler bir gün bir yerlerde karşılaşırlar,umuduyla.. Esen kalın.

  4. Merhabalar bir hafatadir ilgiyle okuyor ve merakla bekliyorum yazilarinizi. Kesinlikle guzel tohumlar ekiyorsunuz ne mutlu size !

    1. Çok teşekkür ederim Ferda Bey, çok mutlu ettiniz beni. Eğer henüz katılmadıysanız semihucar@gmail.com adresime boş da olsa bir e-mail atarsanız her Çarşamba sabahı size de bir mektup atarım 🙂 Çok sevgiler…

  5. Sana ışığını açığa çıkarmak yakışır ! Varlığını ortaya koy, ışığını açığa çıkar..Güzellikleri yarat, yaşat ve paylaş. İYİ Kİ VARSINIZ.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir