“Dil öğrenmek size de çok iyi gelecek.”

“Semih Bey tekrar merhaba, Yaklaşık 9 yıldır MEB’te matematik öğretmenliği yapıyorum. Geçtiğimiz Mart ayında meme kanseri tanısı aldım. Nisanda ilk kemoterapi, eylülde ise sonuncusunu. Ekimde ameliyat.. Maratonumda son bir etap Radyoterapi kalmıştı. Aralık itibariyle ona da başlayıp böylece süreç bitecekti. Kendimce Marttan bu yana hep tatilde olduğumu düşünüp okuyacağım kitapların, izleyeceğin filmlerin hayalini kurarak maratonuma […]

Dil Sınavlarına Hazırlananın Manifestosu

Şu sınavlar olmasa ne güzel olur, değil mi?   Şu YDS, YökDil, Toefl vs. olmasa dil öğrenmek ne kadar zevkli olur, değil mi?   Aslında dil öğrenmeyi seviyoruz ama “şu sınav” bizi geriyor, değil mi?   DEĞİL.   Bunlar, bir dil sınavına hazırlanan hemen herkesten duyduğum sözler.   Konuştuğum hemen herkes, aslında dil öğrenmeyi sevdiğini, […]

“Beynim almaz diye korkuyorum.”

“Beynim almaz,” diye düşünüp dil öğrenmekten uzak duranlar var.   Öyle birkaç kişi de değil.   O kadar çok ki bunu diyen, bunu düşünen.   Oysa “almamak” beynimizin yapamadığı tek şey.   Beynimiz “almak” üzerine kurulu. Sürekli alarak yaşıyor.   Beynimiz biz istesek de istemesek de sürekli yeni bilgi alıp işliyor, filtreliyor.   Bu yüzden, […]

Hayata Geliş Amacım

Hayata geliş amacınızı bir cümlede söyleyebiliyor musunuz?   Ben uzun yıllardır bu konular üzerine okuyup, düşünüp, yazan birisi olarak bu soruya rahatlıkla cevap verebileceğimi düşünürdüm.   Fakat birkaç ay önce okuduğum bir kitapta karşıma çıkan bu soruya hemen bir cevap veremedim. Birkaç gün boyunca derinlerimde bu sorunun cevabını aramam gerekti.   Ama sonunda buldum. Benim […]

Mektup Var!

YouTube’a eklediğim “YABANCI DİL ÖĞRENİRKEN GRAMER KİTABI OKUMAK NEDEN ZARARLI ve NEDEN GEREKSİZ?” başlıklı videoya yönelik olarak, mektuplarına bayıldığım çok sevgili Murat Can Dolğun şu satırları göndermiş. Özellikle hukuk hocası ile ilgili anısı çok hoşuma gitti. Paylaşıyorum: “Semih Hocam, merhaba. Anlattıklarınızı dinlediğimde aklıma lise yıları geldi. Formüller ezberleyip geometri soruları çözmeye çalışırdık. 30-60-90 üçgeni… Dik üçgen. Ee […]

Kendime Koyduğum Kural

Uzun yıllar önce kendime, “Gün içinde (en yakınlarım da dahil) insanlarla konuştuğum süre kitap okuduğum süreyi asla geçmeyecek,” diye bir kural koymuştum. Bu kuralı ne zaman ihlal etsem hayatım ruhsal, zihinsel, bedensel ve duygusal anlamda kötüye gitti. Hatta tepetaklak oldu. Hayatımdaki en iyi atılımları ise bu kurala uyduğum dönemler yaptım. Okumak derken Tezer Özlü vs. […]

Sırpça ile 50 GÜN

100 GÜNDE BİR DİL ÖĞREN’e başladığımız, yani birçok harika insan benim rehberliğimde dil öğrenmeye başladığı gün ben de Sırpça öğrenmeye başladım. Ve bugün 100 GÜNLÜK Sırpça yolculuğumun 50 günü bitti bile 🙂 <3 50 gün önce, “Yıllardır dil öğrenmek istiyorum ama bir düşüneyim,” diyenler, “Önce şunu şunu halledeyim, dil öğrenmeye de başlayacağım”cılar hayatlarının bir 50 gününü daha […]

“Ta ki son cümleye gelene kadar.”

Son çevirdiğim romanda uzunca bir paragraf vardı:   Sıradan bir olay anlatılıyor. Okuyorsunuz, okuyorsunuz, her şey gayet sıradan ve normal. Ta ki son cümleye gelene kadar. Bu son cümleyi okuyunca çarpılmışa dönüyorsunuz. İnanılmaz bir hüzün kaplıyor içinizi. O son derece sıradan paragraf bir anda son derece üzücü, hatta acıklı bir metne dönüşüyor.   İyi yazdığımı […]