Kendini Seç ki Başkaları da Seni Seçsin

Konuştuğum, dinlediğim, kimi zaman aylar, kimi zaman yıllar boyunca gelişimlerini gözlemlediğim sayısız insan bana şunu öğretti:

İnsanlar beyaz atlı prenslerini bekliyorlar.

Seçilmeyi bekliyorlar.

Keşfedilmeyi bekliyorlar.

Mesela yazar olmak istiyorlar. Ama bunun için önce birinin onları keşfetmesini, “Sen yazarsın,” demesini bekliyorlar.

İş kurmayı istiyorlar. Ama bunun için birinin ellerinden tutmasını istiyorlar. Birinin gelip, “Sen kendi işini kurabilirsin,” demesini bekliyorlar.

Dünyayı gezmek istiyorlar. Ama bunun için beyaz atlı prensin gelip onları atının arkasına atmasını bekliyorlar.

Ve ne yazık ki, bu keşfedilme hayalleriyle hayatlarını geçiriyorlar.

Ellerinden tutulmasını bekleyerek ömür tüketiyorlar.

Oysa hayat böyle bir şey değil. Bu beklenti hayatın işleyişine aykırı.

Hayat ancak kendilerini keşfedenlere, kendilerini seçenlere yardım ediyor.

Şans ancak kendi kendilerinin elinden tutabilenlere gülüyor.

Yazar olmak istiyorsanız önce yazar olduğunuzu kendinize söylemeniz gerek. Hiç şüpheye düşmeden, “BEN YAZARIM,” diyemiyorsanız başkaları sizi niye, nasıl yazar olarak görsün?

Bir iş kadını, bir iş adamı olduğunuza inanmıyorsanız başkaları size neden güvensin, başkaları sizi niye öyle görsün?

Dünyayı gezme isteğinizi ciddiye alıp, hayatınızı bu isteğe göre kurmadıktan sonra size kim, neden dünyayı gezdirsin?

İşin kötüsü, siz kendinizi tanıyamadığınız, kimliğinizi oluşturamadığınız, kim olduğunuza karar veremediğiniz sürece bütün dünya birleşip, “Sen yazarsın,” dese bile bir işe yaramıyor.

Ben bu konuda çok şanslıydım.

Ben kendime, “Ben yazarım,” demeden önce bana en az 1000 kişi, “Sen yazarsın,” demişti. Ama ben kendi kimliğimi oluşturamadığım için bu sözlerin üzerimde hiçbir etkisi olmuyordu. Ancak kendime, “Ben yazarım,” diyebildikten sonra yazı kariyerim başladı. Yazarak geçinmeye ve yaşamaya ancak o saniyeden itibaren başlayabildim.

Size bir itirafta bulunayım: Turnelerle dünyayı dolaşmamın yanında, bana, hiç çalışmadan ve cebimden tek kuruş çıkmadan dünyayı gezdirmeyi teklif eden de oldu. Ama bu teklifi bir saniye bile düşünmedim. Çünkü kendimi o resmin içinde göremiyordum. İşlerim dışında gezip dolaşmaya ancak, kendimi ‘gezerek yaşayan insan’ resminin içine oturtabildiğim saniyeden itibaren başladım.

Çünkü başkaları sizi ancak siz kendinizi zaten keşfetmişseniz keşfediyor.

Dünya sizi ancak siz kendinizi zaten seçmişseniz seçiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir