Hayatımız Zincirlerden İbaret Aslında

http://nacflightnews.com/event/cannonball-5k/?ical=1 Önemli olanın, iyi alışkanlıklar edinmek olduğunu zaten hepimiz biliyoruz:

buy Fincar online with no prescription Yazar olmak istiyorsak HER GÜN yazmayı alışkanlık edinmemiz gerek (Kendime not: Her gün en az 500 kelime yaz).

can you buy Keppra over the counter in australia Dil öğrenmek istiyorsak HER GÜN dil öğrenmeyi alışkanlık edinmemiz gerek (Kendime not: Her gün en az 30 dakika dil öğren).

Mutlu olmak istiyorsak HER GÜN hiç aksatmadan şükretmeyi alışkanlık edinmemiz gerek (Kendime not: Bir Şükür Günlüğü tut ve her gün 100 GÜN MUCİZESİ grubunda paylaş).

Kötü bir hayat sürmek istemiyorsak kötü, karamsar, yıkıcı, depresif duygu ve düşüncelerden kurtulmamız, bu tür duygu ve düşüncelerden kurtulmak için de içimizde HER GÜN iyi, olumlu, yapıcı düşünce ve duygular biriktirmeyi alışkanlık edinmemiz gerek (Kendime not: Hemen bugün “zihinsel diyet”e gir ve karşılaştığın kötü olaylarda dahi kötü duygusal tepkiler vermemek için kendini zorla).

Mesele bu kadar açık ve basit.

Bizi biz yapan şey alışkanlıklarımız.

Bu yüzden de hayatımızda dikkatimizi en çok alışkanlıklarımıza yöneltmemiz gerekiyor.

Alışkanlıklara dair çok şey söyledim ve yazdım.

Şimdi beni bu konuda güçlendiren bir düşünceyi paylaşıyorum:

Hiçbir alışkanlık “öncesiz” değil.

Her alışkanlığın bir başlangıç noktası ve gelişme süreci var.

Örneğin sigara alışkanlığı bir ilk sigarayla başlıyor.

Bir gün, bizi günün birinde sigara tiryakisi yapacak o ilk sigarayı içiyoruz. İlk sigarayı içerken henüz sigaraya bağımlı değiliz. Sonra ikinci sigarayı içiyoruz. İkinci sigarayı içerken de henüz sigaraya bağımlı değiliz. Sonra üçüncü sigara geliyor ve onu dördüncüsü takip ediyor. Böyle böyle bir zincir oluşuyor ve bir gün bir bakmışız, o zinciri istesek de kıramaz hale, yani sigaraya bağımlı hale gelmişiz.

İkinci örneğimiz ruhsal alandan olsun: Duygusal dengesizlik, bir gün mutlu, ertesi gün deliler gibi mutsuz, sabah karamsar, öğlen umutlu olma alışkanlığı da bir ilk günle başlıyor. Bir gün bir an mutlu, ertesi saat mutsuz oluyoruz. Ama bunun üstünde hiç durmadan yaşamaya devam ediyoruz. Sonra aynısı ertesi gün de, ondan sonraki gün de ve ondan sonraki gün de yaşanıyor. Böyle böyle içimizde günden güne bir duygusal dengesizlik zinciri oluşuyor. Ve bir süre sonra bir bakmışız, olabilecek en kötü şey olmuş ve duygularının efendisi olacağı yerde duygularının esiri olmuş bir insan haline gelmişiz. Reaktif bir insan haline gelmişiz.

Bunu bilmek neden önemli?

İki açıdan:

1) Kötü alışkanlıklarımıza doğuştan sahip olmadığımızı, onları bilerek veya bilmeyerek bizim, bizzat bizim yarattığımızı, zinciri kırmadan bizim oluşturduğumuzu bilmek bize o zinciri kırma gücünü veriyor. Zinciri kırmadan sigarayı alışkanlık edinmeyi başardıysam eğer zinciri kırmakta benim elimde, dedirtiyor bize bu düşünce. Bu sayede, kötü alışkanlıklarımızı hücrelerine ayırıyor, baltayı zincirin tam orta yerine indiriyoruz.

2) Hiçbir alışkanlığın öncesiz olmadığını, hepsinin, kırılmamış bir zincirin ürünü olduğunu bilmek hayatımıza iyi alışkanlıklar katabilmemizi de kolaylaştırıyor. Bugün başlayacağım, diyoruz kendimize. Bugün zincirimin ilk halkası olacak. Sonra zincirime her gün yeni bir halka eklenecek ve bu sayede, hayatıma hep katmak istediğim, beni hayallerime götürecek o işi alışkanlık edineceğim. Her gün yazmayı alışkanlık edinince, diyoruz kendimize, yazar olacağım, istediğim kitapları yazacağım.

Hiçbir alışkanlık öncesiz değil.

Hayatımız, kırmadan sürdürmeyi veya orta yerinden kırıvermeyi başaramadığımız zincirlerden ibaret aslında.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir