Dil Öğrenmenin Neden Kansere İyi Geldiği Üzerine

Ayşe Tuna bir 100 GÜNCÜ. 100 GÜN’de benim rehberliğimde İtalyanca öğreniyor.
 
Ha bir de, unutmadan söyleyeyim, hayatında kanser var. Bir süredir kanserle mücadele ediyor.
 
Ama bunu o kadar ilham verici bir şekilde yapıyor ki…
 
Engeller, hastalıklar, zorluklar kimi insanları daha canlı, daha meraklı, daha zengin, daha dirençli, daha özgür, daha cesur kılar.
 
Ayşe Hanım da böyle bir insan.
 
Bunu ilk yazışmamızda fark etmiştim. Gün geçtikçe daha da çok ikna oluyorum.
 
Bütün zorluklar gibi kanser de Ayşe Hanım’ı dönüştürmüş. Onu şu an olduğu, tanımaktan sonsuz zevk aldığım insan haline getirmiş.
 
İlham veren bir insan haline getirmiş.
 
İtalyanca nasıl gidiyor, dedim bugün.
 
“İyi gidiyor,” dedi. “Sayenizde gecem gündüzüm İtalyanca ile geçiyor. Rüyamda bile İtalyanca konuşuyorum.”
 
“Başımdaki durumu biliyorsunuz,” diye devam etti sonra.
 
“Ama İtalyanca bana ilaç gibi geldi. Eskiden durmadan korku, kaygı içinde yaşardım. İtalyancaya başlayalı beri hastalığımı bile unutuyorum. Geçen gün doktor randevumu unutacaktım neredeyse…”
 
***
 
Dil öğrenmenin en güzel tarafı da bu, Ayşe Hanım’ın yaşadığı şey zaten:
 
Dil öğrenmek insana bütün o gereksiz kaygılarını, bütün o yıkıcı korkularını unutturuyor.
 
Dil öğrenme yolculuğuna çıkan insan etrafını sarmış o kapkara korku ve kaygı bulutlarını aralıyor.
 
Ve gerçek özüne varıyor.
 
Gerçek benliğine ulaşıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir