Kendime Koyduğum Kural

Uzun yıllar önce kendime, “Gün içinde (en yakınlarım da dahil) insanlarla konuştuğum süre kitap okuduğum süreyi asla geçmeyecek,” diye bir kural koymuştum. Bu kuralı ne zaman ihlal etsem hayatım ruhsal, zihinsel, bedensel ve duygusal anlamda kötüye gitti. Hatta tepetaklak oldu. Hayatımdaki en iyi atılımları ise bu kurala uyduğum dönemler yaptım. Okumak derken Tezer Özlü vs. […]

“Ta ki son cümleye gelene kadar.”

Son çevirdiğim romanda uzunca bir paragraf vardı:   Sıradan bir olay anlatılıyor. Okuyorsunuz, okuyorsunuz, her şey gayet sıradan ve normal. Ta ki son cümleye gelene kadar. Bu son cümleyi okuyunca çarpılmışa dönüyorsunuz. İnanılmaz bir hüzün kaplıyor içinizi. O son derece sıradan paragraf bir anda son derece üzücü, hatta acıklı bir metne dönüşüyor.   İyi yazdığımı […]

“Gitmek istediğin yere odaklan. Korktuğun şeye değil.”

Yarış okulunda aldığı ilk dersin şu olduğunu söylüyor Tony Robbins: “Gitmek istediğin yere odaklan. Korktuğun şeye değil.” Müthiş. Müthiş. Müthiş. Ve ekliyor: “Yarışta arabanın kontrolünü kaybetmeye başlarsan eğilim duvara bakma yönündedir tabii ki. Fakat duvara odaklanmayı sürdürürsen sonunda varacağın yer tam da orasıdır. Yarışçılar, insanın nereye bakarsa oraya gideceğini bilirler. Odağının yönünde yol alırsın.”

“Bütün hayatım, ne kadar zekisin, ne kadar yeteneklisin, diyenlerle savaşmakla geçti.”

Bütün hayatım, ne kadar zekisin, ne kadar yeteneklisin, diyenlerle savaşmakla geçti.   Herkes, yaptığım her şeyin ardındaki esrarı benden daha iyi biliyordu.   İlkokulda farklı disiplinlerde birçok yarışmada birinci oldum veya derece yaptım. Herkes, ne kadar zeki, ne kadar yetenekli, dedi.   12 yaşımda konservatuvara girdim. 17 yaşında Almanya’ya konservatuvar okumaya gittim. Alman Cumhurbaşkanı’na özel […]

HEP YAPMAK İSTEDİĞİNİZ AMA BİR TÜRLÜ SEBAT EDEMEDİĞİNİZ BİR ŞEY VAR MI?

Dinler zaten binlerce yıldır söylüyordu. Artık bilim de söylüyor: Şükretmek, bir insanın kendine yapabileceği en iyi şey. Şükretmek insanı ruhsal, bedensel, zihinsel ve duygusal anlamda değiştiriyor, dönüştürüyor. Daha iyi, daha mutlu, daha cesur, daha başarılı, daha pozitif bir insan yapıyor. Şükredenlerin, şükretmeyi bir iş, hatta bir ibadet gibi hayatlarının vazgeçilmez bir parçası yapmayı başaranların hayatlarında […]

Kötü Söz ve Hareketler Sayesinde Güçlenmeyi Öğrenmek

Bir insanın başarımızı engellemesi için kötü bir insan olması gerekmiyor. Aksine, çok iyi, çok iyi niyetli bir insan da üzerimizde başarılı olmamızı engelleyecek bir etki yapabilir. Bir insanın başarılı olmamızı önlemek amacıyla bir şey yapması gerekmiyor. Aksine, başarılı olmamız için bir şeyler söyleyip yaparak da sebat gücümüzü kırabilir, başarımızı engelleyebilir. Bir insanın başarılı olmamızı engellemek […]

Yaratıcı Yaşam

Dünya çapında 10 milyon satmış “Eat, Pray, Love”ın meşhur yazarı Elizabeth Gilbert, tadına doyulmayan kitabı “Big Magic”a “yaratıcı yaşam” övgüsüyle başlıyor ve ancak yaratıcı bir yaşamın insanı tatmin edeceğini söylüyor. Ama yaratıcı yaşam deyince şair olmayı veya Carnegie Hall’da konser vermeyi veya Cannes’da Altın Palmiye kazanmayı kastetmiyorum. Ben daha genel bir şeyden söz ediyorum, diyor […]

AÇIK ÇAĞRIM

Hatırlayanlar vardır, birkaç gün önce Facebook sayfamdan, Japonya’da CD’imin yayınlandığını duyurmuştum. Bunun üzerine çok değer verdiğim bir gazeteci dostum, sağ olsun, röportaj vermem için Hürriyet’ten BirGün’e varana kadar saygın yayın organlarıyla irtibata geçmiş. Muhtemelen önümüzdeki dönemde bu gazetelerle röportajlar yapacağız. Fakat o dostuma da söylediğim bir şeyi şimdi buradan duyurmak istiyorum: Benim, inanın, artık kendime […]

“Allah’ım, bana yazma isteğimi söndürecek başarılar verme.”

Birinci kitabımı bitirdiğim gün ikinci kitabımı yazmaya başladım. İkinci kitabımın birinci kitabımdan daha iyi olacağına inanıyorum çünkü. Üçüncü kitabımın da ikinci kitabımdan… Zaten, her yaratıcı iş gibi yazmanın da en çok bu kaynaktan beslendiğini düşünüyorum: Hiç durmadan yazma ve her geçen gün daha iyi yazma isteği. Aklıma bir gün bile bir kitap yazıp büyük bir […]

Thinking, Fast and Slow

Bir keresinde sırılsıklam âşıktım. Âşık olduğumu zannetmiyordum veya kendimi, âşığım, diye kandırmıyordum. Bildiğiniz âşıktım. O zaman beni görseydiniz hemen anlardınız. Nasıl söylesem, iliklerime kadar âşıktım. Âşıktım âşık olmasına ama ne kadar âşıksam içim o kadar büyük bir hiçlik duygusuyla kaplanmıştı. Aşkım içimi hiçlik duygusuyla kaplamıştı. Âşık insanın dünyaya farklı gözlerle, daha iyi, daha mutlu, daha […]