Mağdurun Zorbalığı, Yaralının Bıçağı

“Semih,” demişti bir keresinde bir kadın, “affet beni. Kendi duygularıma o kadar gömülmüşüm ki başkalarının da duyguları olduğunu unutmuşum. Sayende bunu anladım. Kendimi o kadar hassas görüyordum ki başkalarının da hassas olabileceğini unutmuşum.”   Günler boyunca kendini anlatmıştı. Ne kadar yaralı olduğunu anlatmıştı. Çocukluğunda ve yetişkinliğinde yaşadıklarını anlatmıştı. Bunların onu ne kadar kırdığını anlatmıştı. Başkalarının […]

Nasıl İyi Okur Olurum?

Çok kitap okumakla iyi okur olunacağını sanıyor çoğunluk.   Oysa bir okurun kalitesi okuduğu kitap sayısıyla değil, defalarca hatmettiği, cümle cümle bildiği, ezberlediği kitapların sayısıyla ölçülür.   Bu kitap benim hayatımı tümden değiştirdi, dediği kitapların sayısıyla ölçülür.   Başucu kitabı yaptığı kitapların sayısıyla ölçülür.   Üzerine yıllar boyu düşünüp yazdığı kitapların sayısıyla ölçülür.   10 […]

Ben Hayatta En Çok Goethe’den Öğrendim

Ben hayatta en çok Goethe’den öğrendim.   Bundan da öte:   Başkalarının da en çok Goethe’den öğrenebileceğini düşünüyorum.   Hayatta izlerinden yürüyebileceğiniz en iyi insanın Goethe olduğunu düşünüyorum.   Çünkü Goethe sadece düşünüp yazmadı. Aynı zamanda da yaşadı.   Hem de ne yaşamak.   Bunu Prof. Ortaylı da görür ve büyük bir isabetle şu sözleri […]

En Fazla Maruz Kaldığım Görgüsüzlüklere Birkaç Örnek

1) Kendimizden büyüklere veya “Hocam” vs. diye hitap ettiğimiz kimselere, “Sizi takdir ediyorum,” denmez.   Ancak kendimizden küçükleri takdir ederiz.   2) Kendimizden büyüklere veya “Hocam” vs. diye hitap ettiğimiz kimselere, “Yarın yanınıza uğrayacağım,” da denmez.   “Yarın ziyaretinize gelmek istiyorum,” denir.   3) Yakın arkadaşlarımız dışında kimseye, hele de yazdığımız şey iş, eğitim vs. […]

“Kötü” Yok, “Çözüm Gerektiren” Var

Yaşadığımız şeyleri “kötü” olarak adlandırdığımız için kendimizi kötü hissediyoruz.   Bu yüzden artık hoşuma gitmeyen bir şey olduğunda, “Kötü bir şey oldu,” demiyorum.   “Çözüm gerektiren bir şey oldu,” diyorum.   “Kötü bir gün,” demiyorum. “Çözüm gerektiren bir gün,” diyorum.   Sözlerimizi değiştirmeden hayatımızı değiştirmemiz mümkün değil çünkü.  

Kendini Seç ki Başkaları da Seni Seçsin

Konuştuğum, dinlediğim, kimi zaman aylar, kimi zaman yıllar boyunca gelişimlerini gözlemlediğim sayısız insan bana şunu öğretti: İnsanlar beyaz atlı prenslerini bekliyorlar. Seçilmeyi bekliyorlar. Keşfedilmeyi bekliyorlar. Mesela yazar olmak istiyorlar. Ama bunun için önce birinin onları keşfetmesini, “Sen yazarsın,” demesini bekliyorlar. İş kurmayı istiyorlar. Ama bunun için birinin ellerinden tutmasını istiyorlar. Birinin gelip, “Sen kendi işini […]

Doğru Seçimler İçin Doğru Sorular

Eskiden, hayatıma girmiş ve girecek insanları da, okuduğum ve okuyacağım kitapları da, aldığım ve alacağım eşyaları da şu sorularla değerlendirirdim: Örneğin birisi karşıma çıktığında hemen herkes gibi ben de kendime, bu insan hayatıma girerse ne olur, sorusunu sorar, bunu hayal eder, bu hayalin bende yarattığı duyguya göre hareket ederdim. Bir kitabı okuduğum zaman, okumam sonucunda […]

Hayatımız Zincirlerden İbaret Aslında

Önemli olanın, iyi alışkanlıklar edinmek olduğunu zaten hepimiz biliyoruz: Yazar olmak istiyorsak HER GÜN yazmayı alışkanlık edinmemiz gerek (Kendime not: Her gün en az 500 kelime yaz). Dil öğrenmek istiyorsak HER GÜN dil öğrenmeyi alışkanlık edinmemiz gerek (Kendime not: Her gün en az 30 dakika dil öğren). Mutlu olmak istiyorsak HER GÜN hiç aksatmadan şükretmeyi […]

Bilgi Fetişizmi 2

Bilgi fetişizminin bir diğer boyutu da “biliyorum” hastalığı. Bana göre dünyanın en tehlikeli laflarından biri “biliyorum”. Bazen bana bir konuda danışan birine çok önemli, bana on yıl önce birisi söylemiş olsaydı önünde diz çökeceğim derecede önemli bir şey söylüyorum. Karşımdaki insanın “Ahaaaa, şimdi anladım,” falan deyip havalara sıçrayacağını veya işittiği şeyden dolayı düşüncelere dalıp bir […]